aksaray eğitimbir-sen Şube başkanı murat günaydın; “eğitimde vaatleri somutlaştırma,uygulamaya yönelik adımlar atma vaktidir” dedi.
günaydın; “Çocuklarımızı geleceğe hazırlama idealiyle büyük birfedakârlık gösteren eğitim çalışanlarımızın emekleriyle 2018-2019eğitim-öğretim yılı birinci kanaat döneminin sonuna geldik. eğitim sistemimizindaha verimli, çocuklarımızın alacağı eğitimin daha nitelikli olabilmesi içinbazı sorunları ve çözüm önerilerimizi dün olduğu gibi bugün de ilgililerle vekamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.
millî eğitim bakanlığı’nın ilan ettiği 2023 eğitim vizyonu,kamuoyunda olumlu tepkiler almış, geleceğe dair bir umut aşılamıştır. bizim desürekli dile getirdiğimiz, çözüm önerileri teklif ettiğimiz birçok sorununbaşlığa dönüşerek vizyon belgesi’nde yer alması önemli bir başlangıç olmuştur.ancak, ümit ve beklenti oluşturan bu başlıklarla ilgili adımların gecikmesi tümeğitimcilerde tedirginlik oluşturmaya başlamış, kamuoyunun beklentisini daha daartırmıştır.
Öğretmenlik meslek kanunu’nun çıkarılması için somutçalışmaların başlatılması, alan değişikliği taleplerinin karşılanması, görevdeyükselme sınavlarının gerçekleştirilmesi gibi adımlar, bizim de talep ettiğimizve gerçekleşmesini beklediğimiz olumlu gelişmelerdir. ancak, 3600 ek göstergevaadinin bir türlü yerine getirilememesi, sözleşmeli öğretmenlik uygulamasınındoğurduğu olumsuz sonuçlar, yer değişikliği sürecinde karşılanmayan talepler,eğitim çalışanlarına yönelik giderek artan şiddete karşı etkin ve caydırıcı birdüzenlemenin hayata geçirilememesi gibi konular ve sıkıntılar eğitim-öğretimyılının ilk dönemine damga vurmuştur.
Öğretmen açığı, erkek kamu görevlilerine dayatılan darbe ürünükılık ve kıyafet yönetmeliği, ek ders esaslarındaki eşitsizlik, dersücretlerindeki adaletsizlik, okulların bütçe sorunu, eğitimin denetim verehberlik ayağının ihmal edilmesi gibi birçok konuda beklentileri karşılayanadımlar hâlâ atılmış değildir. beklentileri karşılayacak somut adımlarınatılması, sorunları çözmeye yönelik cesur kararların alınması, nitelikli bireğitim ve daha iyi bir gelecek için olmazsa olmazdır. zira bütün oluş veolguların hatta insan ve hayatla ilişkili her alanın birikiminin neşet ettiğihem ilk hem de daimi bir insani eylem ve disiplin olan eğitime hak ettiği değerivermeyen ülkelerin sonu, ya yerinde saymak ya da geri kalmışlık tuzağınasaplanmaktır. bu nedenle, birikmiş sorunlara acil olarak çözümler bulunmalı vebunun için hemen harekete geçilmelidir.
İnsanı merkeze alan, öğretmeni eğitimin temel unsuru bilen, onabilgi, donanım, formasyon ve haklar bakımından imkân ve itibar kazandıranyapısal düzenlemelerin hayata geçirilmesiyle daha verimli sonuçlar eldeedeceğimiz bir sistemin işleyişi için aşağıdaki başlıklara ilişkin adımatılmasını istiyoruz.
3600 ek gösterge konusundaki siyasi irade artık kararadönüştürülmelidir
ek gösterge düzenlemesinin ne zaman gerçekleşeceği konusundakimerak ve beklentilere bir an önce karşılık verilmelidir. eğitim çalışanlarınaverilen vaadi yerine getirecek, kamu personel sisteminde ülkesine ve milletinehizmet eden diğer unvanlardaki kamu görevlilerinin de ek göstergebeklentilerini karşılayacak, ek gösterge kaynaklı mağduriyetleri giderecek,çalışma barışını ve iş huzurunu sağlayacak şekilde bütün kamu görevlilerinikapsayacak bir ek gösterge çalışması yapılmasını istiyor ve bekliyoruz. 3600 ekgösterge başta olmak üzere, seçim sürecinde kamu görevlilerine verilen vaatlerivedilikle yerine getirilmeli; tüm kamu görevlilerinin ek gösterge rakamları enaz 600 puan artırılmalı, yardımcı hizmetleri sınıfı çalışanlarına da (gİhskadroları için öngörülen en düşük rakamdan aşağı olmamak üzere) ek göstergehakkı verilmelidir.
tecrübeli insan kaynağını değerlendirmeyen eğitim yöneticiliğisüreçleri başarısızlığa mahkûmdur
eğitim yöneticiliği, eğitim politikalarını yalnızca yereldeuygulayan, denetleyen bir kurumsal yapılanma değil, aynı zamanda bunlarıgeliştiren, izleyen, yerel dinamiklerle güçlü iletişim kuran bir kurumsalsistemdir. bakanlık, politika ve düzenlemeleri bu çerçevede ortaya koyarken,taşra teşkilatı ihtiyaca göre bunu geliştirebilmelidir. bu durum, doğal olarakinsan kaynağını içinden çıkarmalı, uygulamanın mesleki yeterlilik, alan bilgisive tecrübe gerekliliği göz önüne alınmalıdır. eğitim yöneticiliği, düzenlemeylemüstakil bir kadro ve unvana kavuşturulmalı, ikinci görev olmaktan çıkarılmalı,mali açıdan güçlendirilmeli, dezavantajlı yerlerde desteklenmelidir. ‘eğitimkurumu yöneticilerinin seçimi ve yetiştirilmesi: tespitler ve bir modelÖnerisi’ raporumuzda ayrıntılarını ortaya koyduğumuz düzenleme acilenhayata geçirilmelidir. nitelikli eğitim için yeterlilik düzeyi yüksek eğitimyöneticisi ihtiyacı gözetilerek, eğitim yöneticisi yetiştirme, görevlendirme,yer değiştirme ve görevden alma hususlarına ilişkin kapsamlı, kalıcı vesürdürülebilir bir model oluşturulması artık bir zorunluluk hâline gelmiştir.hak edenin görev almasını, hakkını verenin görevde kalmasını ve yeterliliğinikaybedenlerin görevine son verilmesini öngören bir modelin hayata geçirilmesi,eğitimin hem yönetimini hem de nitelik artırıcı etkisini kolaylaştıracaktır.
sözleşmeli öğretmenliğe son verilmeli, kadrolu istihdam tek veesas istihdam modeli olmalıdır
sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının tüm uyarılarımıza rağmenyeniden öğretmen istihdamında esas alınması, 632 sayılı khk ile sonlandırılansözleşmeli öğretmenlik uygulaması sürecinde var olan sorunları yeniden açığaçıkarmıştır. sözleşmeli öğretmenlik, kabul edilmiş hatanın tekrarı, geçmişsıkıntıları unutmanın, aynı kısır döngüyü yeniden kurup birçok değeri hebaetmenin, öğretmenlerin işi ile eşi arasında tercihe zorlanmasının, haklıtaleplere, geçerli mazeretlere duyarsız kalmanın adına dönüşmüştür.sözleşmelilik, öğretmenin, eşinden, çocuklarından ayrı olması nedeniyle içhuzurunun da iş huzurunun da olmadığı bir uygulamadır. Öğrencisine hizmetazmiyle ailesine hasreti aynı anda taşımak anlamına gelen sözleşmeliöğretmenlik, anayasal hakları sınırlamakta, aile bütünlüğünü bozmakta; eşleri,çocukları anne babalarından ayrı bırakmaktadır. Öğretmenlerimiz, zorunlu hasretyükümlülüğünden; eğitim sistemi ise yaşanan sorunlar nedeniyle sözleşmelilikyükünden kurtulmalıdır. sözleşmeli öğretmenliğin kaldırılması konusundaki haklıtaleplerimize ve kararlı çabalarımıza olumlu cevap verilmesi için yeteri kadargerekçenin oluştuğu kabul edilmelidir. Öğretmenliğin-öğretmenlerin itibarınızedeleyen sözleşmeli öğretmenliğe derhal son verilmelidir. sözleşmeliöğretmenlerin yer değiştirme kısıtlamaları sona erdirilmelidir. sözleşmeliöğretmenler kadroya geçinceye kadar kadrolu öğretmenlere tanınan haklarkendilerine verilmelidir. Öğretmen açığı sorunu, sözleşmeli öğretmenlik, yerdeğiştirme yasağı gibi cebrî yollarla değil, istihdamda zorluk çekilenbölgelerde öğretmenlerin kalıcı olarak görev yapmalarını teşvik edecek maddikatkılarla ve ilave sosyal haklarla çözüme kavuşturulabilecektir.
mülakatla atama yöntemine son verilmelidir
sözleşmeli öğretmenlik süreçleri ve sonuçları itibariyle sorunlubir istihdam türü iken, bir de bu sürecin mülakat yoluyla sürdürülmesi, kamuvicdanını yaralamakta ve adalet duygusunun zedelenmesine neden olmaktadır.mülakatların içeriğinin öğretmen adayının mesleki bilgi ve mesleki yeterlikdüzeyini ölçmeyi öncelememesi, mülakatların güvenlik soruşturması sürecinedönüşmüş olması, mülakat komisyonlarında öğretmen adaylarıyla aynı branştaüyelerin yer almaması, sürecin şeffaf ve denetlenebilir bir tarzdayürütülmemesi gerçekte mülakatın istenen amacı sağlamadığını ortayakoymaktadır. bu nedenle, atamalar kpss puan üstünlüğüne dayalı olarak yapılmalıdır.
yeni bir ‘vizyon’a kavuşan eğitimin yol haritasınetleştirilmelidir
2023 eğitim vizyonu’nun içerdiği tespitleri ve hedefleri yerindebulmakla birlikte, çözüme yönelik boşlukların bir an evvel tamamlanmasını,belirsizliklerin giderilmesini bekliyoruz. eğitim çalışanlarının sorunlarınaçözüm bulunmadan, özlük hakları iyileştirilmeden, eğitim alanındaki çalışmalarakatkıları ve destekleri alınmadan, 2023 eğitim vizyonu çerçevesinde üretilecekpolitikaların ve alınacak kararların uygulanabilirliği ve sürdürülebilirliğisağlanamaz. Öngörülen dönüşümlerin, eğitim çalışanlarının mevcut özlükhaklarına ve çalışma şartlarına muhtemel etkileri de göz önünde bulundurularak,bu alanda oluşabilecek muhtemel olumsuzluklar giderilmelidir. vizyonbelgesi’nin boşlukları da doldurularak yol haritası bir an evvelbelirlenmelidir. eğitim vizyonu’ndaki başlıklar bir bir hayata geçirilmeli,bakanlık tüm adımları paydaşlarla olgunlaştırarak atmalıdır.
eğitimde istenilen başarı sınıfların öğretmensiz kalmamasınabağlıdır
eğitime ilişkin reformların kalıcı hâle gelmesi, okullarda boşders kalmamasına ve sınıflarda sadece kadrolu öğretmenlerin bulunmasınabağlıdır. türkiye’nin oecd ortalamalarında öğretmen başına düşen öğrencisayılarına ulaşması için yaklaşık 130 bin öğretmene ihtiyaç vardır. Öte yandan,2023 eğitim vizyonu’nda 5 yaş çocukların tamamının okul öncesi eğitim kapsamınaalınması hedefi dikkate alındığında, 14 bin ek öğretmen ihtiyacı daha sözkonusu olmaktadır. Özetle, ihtiyaç olmasına rağmen yeterli atama yapılmamakta,yeterli aday bulunduğu hâlde atama yapılıp ihtiyaç karşılanmamakta; bu durum da‘önce eğitim’ iradesiyle çelişmektedir. hem ihtiyacı azaltmak hem de arzhavuzunda taşmayı engellemek için birkaç yıl sürecek şekilde her yıl en az 50bin öğretmen ataması yapılmalıdır.
Öğretmene destek niteliğinde bir meslek kanunu eğitimcilerinbeklentisidir
eğitim-bir-sen olarak uzun süredir teklif ettiğimiz Öğretmenlikmeslek kanunu, 2023 eğitim vizyonu belgesi’nde bu unsura yer verilmesiylebirlikte bir beklentiye dönüşmüş durumdadır. teklif ettiğimiz ve bir an evvelçıkmasını istediğimiz Öğretmenlik meslek kanunu, eğitimcilerin beklentilerinikarşılayacak bir içerikle yürürlüğe girmelidir. bu konuda eğitim paydaşlarınınkatkısına ve katılımına fırsat verilmelidir. Öğretmenlerin görev, yetki, hak vesorumluluklarının belirlendiği, mesleki gelişim ve kariyer basamaklarının ve işgüvencelerinin tanımlandığı, öğretmene destek niteliğinde bir meslek kanunuçıkarılmalıdır.
eğitimcilere yönelik şiddete karşı caydırıcı düzenleme zorunlulukhâline gelmiştir
eğitim çalışanlarına karşı şiddet, okullarımızda yaygın birsorun hâline gelmiştir. eğitimciler, kendi kurumlarında öğrencilerinin gözüönünde kendilerine yönelik saldırılara karşı savunmasızdır. Şiddeteylemlerinde, mevcut yasal düzenlemelerin bu fiillere karşı caydırıcı nitelikteceza öngörmemesi ile şiddet uygulayan kişilerin bu eylemlerinin adli ve idarimakamlarca önemsenmeyeceği ve ciddi bir ceza yaptırımıyla karşılaşmayacaklarıinancı önemli bir rol oynamaktadır. eğitim çalışanlarına yönelik şiddete karşıcaydırıcı nitelikte bir kanuni düzenleme elzemdir. millî eğitim bakanlığı,çıkması için imza kampanyası başlattığımız düzenlemeyi gündemine almalıdır.
kariyer basamakları yeniden uygulanmalıdır
kariyer basamakları uygulamasının yürürlükte olduğu zamandiliminde yapılan bilimsel çalışmalar, öğretmenlik kariyer basamaklarıuygulamasının öğretmenleri sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere teşviketmenin yanı sıra kendilerini geliştirmelerine ve kariyer basamaklarında ilerlemekiçin lisansüstü eğitim yapmaya teşvik ettiğini, bu sonuçlar doğrultusundaeğitimde kalitenin artırılmasında önemli bir faktör olduğunu, öğretmenlerinkendini yenilemesi, alanındaki gelişmeleri takip etmesi bakımından olumlusonuçlar doğurduğunu ortaya koymaktadır. Öğretmenlerin niteliğinin artırılmasıbağlamında gerçekleştirilecek politika süreçlerinde kariyer basamaklarısistemine yeniden işlerlik kazandırılması gerekmektedir. bu çerçevede,paydaşların önerileri doğrultusunda herkesin yararlanmasına açık, özgün, sadecesınav odaklı olmayan, süreç ve bireysel çaba odaklı, maddi ve manevi açıdantatminkâr bir kariyer sistemi hayata geçirilmelidir.
memur ve hizmetli çalışanların mali ve sosyal haklarıiyileştirilmelidir
millî eğitim bakanlığı kadrolarında genel İdare hizmetlerisınıfı, teknik hizmetler sınıfı, yardımcı hizmetler sınıfı ve diğer hizmetsınıflarında çalışanların da eğitim öğretim hizmetinin aksamadan en etkinşekilde yürütülmesi için emek sarf ettiği gerçeği unutulmamalı; bakanlık insankaynakları politikası bağlamında bu çalışanlar da eğitim çalışanı olarakgörülmelidir. eğitim-öğretim faaliyetinin verimli ve nitelikli bir şekildesürdürülmesinde emekleri ve hakları inkâr edilemeyecek şef, memur, hizmetli vediğer kadrolarda görev yapan eğitim çalışanlarının özlük haklarınınyetersizliği göz önüne alınmalı, daha verimli bir kamu hizmeti için özlükhaklarında mutlaka iyileştirme yapılmalıdır.
bu bağlamda, hazırlık ödeneği, millî eğitim bakanlığı’nın merkezve taşra teşkilatı kadrolarında görevli tüm hizmet sınıflarındaki eğitimçalışanlarına da ödenmelidir. haftalık 40 saati aşan çalışmalarının karşılığıfazla çalışma ücreti ödenmeli ya da personel yetersizliği gerekçesinesığınılmadan fazla çalışma karşılığı izin hakkından faydalanmalarının sağlanmasıyönünde düzenleme yapılmalıdır. görevde yükselme sınavına rağmen boş kalankadrolara söz konusu sınav sonuçlarına göre atama yapılmalıdır.
memur ve hizmetlilerin öğrenim durumları itibarıyla ihrazettikleri kadrolara atanabilmeleri sağlanmalı; bu amaçla unvan değişikliğisınavları gerçekleştirilmelidir.
okul esaslı bütçe geciktirilmeden hayata geçirilmelidir
eğitim kurumlarımızın sabit giderleri için kamu kaynakları ve bukaynakları harekete geçirme mekanizmaları yetersiz kaldığı için okulyönetimleri okul-aile birlikleri yoluyla velilerden gelir sağlama yoluna gitmekzorunda kalmaktadır. yöneticilerimizin asli işlerine yoğunlaşabilmeleri,eğitimcilerimizin velilerle karşı karşıya gelmelerinin önüne geçilebilmesi içinokul bazlı ödenek tahsisi yapılmalıdır.
erkek kamu görevlilerine kılık ve kıyafet dayatılmamalı, darbeürünü yönetmelik kaldırılmalıdır
eğitim-bir-sen olarak, her zaman özgürlüklerden yana olduk,kısıtlamalara ve dayatmalara da karşı çıktık. haklıdan ve doğrudan yanaoluşumuz, haksızlığa ve yanlışa karşı kavi duruşumuz, üye kazanarak büyümemize,ülke olarak özgürlüklerin sınırının genişlemesine vesile oldu. türkiye’ningeçmişten günümüze birçok alanda katettiği mesafe, çalışanların kazandığıhaklar, milletin dirayetiyle kaldırılan vesayet odakları, sivil inisiyatifleringayretleriyle ters yüz edilen darbe ürünü mevzuatlar ülkemizi bugün herkes içinümitvar bir eşiğe getirmiştir. tüm bu değişimden ne hikmetse bir türlü nasibinialamayan bir kılık ve kıyafet dayatmasıyla hâlâ karşı karşıyayız. temel birinsan hakkının ikamesi, kişisel özgürlüğün belirgin bir nişanesi olarakgördüğümüz kılık ve kıyafet özgürlüğü hakkının da alınabilmesi içinbaşlattığımız sivil itaatsizlik eylemi, kamu görevlileri kılık ve kıyafetözgürlüğüne kavuşuncaya kadar devam edecektir” dedi.
haber merkezi

