BİLİR MİSİN MÜLTECİ OLMAK NEDİR


Fatma BİLGİÇ

Fatma BİLGİÇ

24.06.2020 / 15:24

..

16 ve 22 Haziran mülteci haftası diye kutlanır. Dünyamültecilerin dramı karşısında sessiz, Mazlumların feryadı karşısında isekulaklarına pamuk tıkamış vaziyettedir.

Bilmem ki mültecilerin dramını hangi cümleler tamanlamıyla ifade edebilir. Lapa lapa yağan karın altında annesinin arkasında çorapsızayakkabısız çamurlar içinde gözü yaşlı düşe kalka yürüyerek ağlayan mülteci biryavrucuğun acılarını hangi kelimelerle anlatabiliriz ki?  ana vatanını terk etmenin acısını anlatmaktasanırım kelimeler de kifayetsiz kalır. Küçük cansız bedeni kıyıya vuran aylanbebeğin küçük buruşmuş parmakları, minik potinleri, yüzündeki garip ifadetarihler boyu unutulmayacak bir acıdır.

Mülteci bir çocuğun sayın cumhurbaşkanımız recep tayip Erdoğan’ayazdığı duygu dolu mektubu şöyle:

Yüreklerimiz küçük, aklımız ermiyor. Ama büyüklerinoynadığı zalimce oyunlardan zararlı çıkan hayatı tanımadan ölüme giden küçükbedenleriz biz. Biz savaşın çocuklarıyız. Dünyada çocuk hakları varmış, hanibizim haklarımız nerede? Ben kendi ülkemde ana vatanımda Sokakta korkmadanoynamak istiyorum. Haklarımı özlüyorum. Ama biz tüm haklarımızdan vazgeçtik.Çünkü biz mülteci olduk. Gurbeti, hasreti, açlığı, kimsesizliği hepsini birarada yaşıyoruz. Ne olur çeksinler artık kirli ellerini bizim ülkemizden. Bombasesinin olmadığı sokağıma çıkayım. Bıraksınlar kendi vatanımda nefes alayım.Sadece oyun oynarken düştüğümde canım yansın. Sonra kalkıp oyunuma devam edeyim.Ne olur duyun sesimizi. Madem dünyada çocuk hakları var. Müslüman çocuklarayapılan bu zulme dur deyin”

Oğlu şehit olan, dört yetim emanetin bağrına basanmülteci bir annenin sevgili peygamberimize yazdığı duygu yüklü mektuba nedemeli?

Efendim, safa ile Merve arasında koşan Hacer gibiçaresizim. Bu mektubu sana yazıyorum efendim. Ben İsmail’ini kaybetmiş Hacer’im.Bana emanet 4 yetim var evimde.

Efendim babalarını özledikleri vakit gelip kucağımaoturuyor, başlarını omuzuma koyup ağlıyorlar.  

Üç ceylanımı bir Tabutta uğurladım efendim.

Bizim de vatanımız, bizim de zaferlerimiz vardı.Sofralarımızda eksilmeyen tabaklar, akşam eve gelen babalarımız vardı. Bizim deramazanda mahyalarımız vardı.

Ama şimdi babalarına fatiha okuyan yetimler kaldı.

Sen ki veda tepelerinde seni bekleyen Ensar’ınsevinciydin. Biz de Ensar’ın sevgisi ilgisi ile hayata devam eden mazlumümmetiniz.

Efendim sen giderken bizi önce Allaha sonra birbirimizeemanet ettin. Muhacirleri Ensarlara emanet ettin. Biz de gönderdiğimizceylanlarımızı sana emanet ettik. İsmail’im şehit olurken yarası çok kanadı.Onun kanayan yarasını sen sar efendim.

Bu kadar acıya rağmen hala mültecileri eleştirip niyeülkelerini bırakıp buraya geliyorlar diyenlere, bilmem söyleyecek bir söz kaldımı?

Yazımı Somalili şairin mültecilerin verdiği yaşammücadelesini anlatan şiiriyle noktalamak istiyorum.

Kimse terk etmez yurdunu,

Yurdu bir köpekbalığının ağzı olmadıkça,

Kimse yurdundan kaçmaz,

Peşinden kovalayan olmadıkça,

Kimse vatanından kaçmaz,

Keskin bıçak dayanmadan önce boğaza,

Şunu anlamak zorundasın!

Kimse çocuğunu bir kayığa bindirmez,

Su karadan daha güvenli olmadıkça,

Kimse kamyonların kasalarında günler geceler geçirmez,

Gidilen onca yolun bir anlamı olmadıkça,

Kimse dikenli tellerin altında sürünmez.

Kimse dövülmek istemez.

Kimse kovulmak istemez.

Kimse acınmak istemez.

Kimse terk etmez yurdunu sebepsiz…

Allah yar ve yardımcımız olsun.

Selam ve dua ile. 

Yorum Ekle
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.