ANNE-BABAYA İTAATİN ÖNEMİ VE BENLİK SINIRI


Neslihan Yalav

Neslihan Yalav

20.06.2020 / 14:59

..

Anne ve babaya iyilik yapmak, onların isteklerini yerine getirmek sonderece önemlidir.

 Onların rızası cennete götürükenonların öfkesi dünya ve ahiret hayatımızı cehenneme çevirebilir. Bir kıssada;

Hz Musa (as) “Ya Rabbi bana cennetteki arkadaşımı göster!” dedi. Allah üTeâlâ:

“Filan şehrin, filan çarşısına git. Orada bir kasap vardır. Yüzü şöyle,boyu şöyledir. Senin cennetteki arkadaşın odur” buyurdu.

Hz. Musa (as) o dükkâna gitti. Güneş batıncaya kadar orada kaldı. Akşamolunca, kasap, bir parça et alıp zembiline koydu. Dükkândan ayrılırken, Musa(as):

“Ey genç, misafir için, yanında yer var mı?” buyurdu. Genç “evet” deyip,beraber gittiler. Eve gelince, genç, bu etten güzel bir çorba pişirdi. Sonraevin bir köşesinden bir zembil daha çıkardı. İçinde çok yaşlı, zayıf, güçsüzbir kadın vardı. Bir güvercin yavrusunu andırıyordu. Onu zembilden çıkardı. Birkaşık alıp, doyuncaya kadar ağzına yemek koydu. Sonra elbisesini yıkadı kuruttuve yine ona giydirdi. Sonra tekrar zembile yerleştirdi. Bu esnada annesinindudakları kımıldadı. Sonra adam zembili alıp duvara astı. Bunları gören Hz.Musa (as):

“Bu yaptıkların nedir?” buyurdu.

“Bu benim annemdir. Çok yaşlandı gücü takati yok. Oturacak halde dedeğildir. Çarşıdan gelince, onu yedirmeden, doyurmadan, ne yerim ne de içerim”dedi. Bunun üzerine Hz. Musa (as):

“O esnada annenizin dudaklarını kımıldattığını gördüm” buyurdu.

“Ya Rabbi oğlumu cennette Musa’ya (as) arkadaş eyle” diye dua eder”dedi. O zaman Hz. Musa (as):

“Gözün aydın olsun, Musa benim ve benim cennetteki arkadaşım sensin”buyurdu.

Evet anne ve baba rızası çok önemli..

Peki ama anne babaya itaatten anlaşılan nedir ve bu itaatte kendi benliksınırlarımızı ihlal etmemiz gerektiği anlaşılmalı mıdır?

Hakkını vererek anne ve baba olmak gerçekten hem çok güzel hem de çokyorucudur.

Anne ve baba olmanın ne kadar zor olduğunu o vazifeyi aldığınızda farkediyorsunuz. Küçük ve aciz bir varlığın tüm ihtiyaçlarını karşılıyorsunuz.Uykusu, yemesi, hastalığı, temizliği,eğitimi derken bazen kendiihtiyaçlarınızdan vazgeçiyorsunuz. Özellikle de anneler daha çok emek veriyor.Babalar da elinden geleni yapsa da  yükün çoğu  annelerin omzunda. Kur’an-ıKerimde “Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, anne babanıza da iyi davranmanızıkesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanındayaşlanırsa, kendilerine «öf!» bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel sözsöyle.”buyurulmuştur. (İsrâ : 23) Kur’an-ı Kerimde bu ayette  anne ve babaya iyilik yapmanın önemivurgulanırken annenin, babadan önce söylenmesi anneliğin babalığa göre bir tıkdaha önemli olduğunu göstermekte..

Evet anne ve baba hakkı çok önemli.Onlar için ne yapsak haklarınıödeyemeyiz. Peki ama bu haktan onların her istediklerini yapmak anlaşılmalı mı?

Örneğin muzlu pastayı çok seviyorsunuz ve muzlu pasta yaptınız.Çocuğunuzmuzlu pastayı sevmediğini söyledi.Onun yerine çilekli istedi. Anne olarak muzlupastayı sevmesi ve yemesi konusunda ısrar ediyorsunuz.

İşte burda anneye itaat denilen bir olgudan bahsedilemez. Kişiliğini vetercihlerini çocuğuna giydirmeye çalışan bir anneden söz edilebilir.Her birbireyin kişilik yapısı ve tercihleri farklıdır. Anne babaya itaat etmeyi, kenditercihlerini kapsayacak şekilde algılayan bir ebeveyn anlayışı çocuğunun kişiliğini yok etme çabasıdır aslında.

Burda ebeveynlerin yapması gereken şey çocuklarının da bir bireyolduklarının farkına vararak belli çerçeve içerisinde tercihlerine saygılıolmak..

Önemli bir tecih söz konusu olduğunda elbette bir ebeveyn olarak doğruyol gösterilmeli fakat olabilecek sonuçlardan dolayı tepkiselolunmamalıdır.Ebeveyn tepkiselliği konusunda Nuh aleyhisselamın hikayesi ibretvericidir.

Nuh Tufanı başlayınca, Nuh Peygamber kendine iman edenleri gemisinedavet etmiş. Oğlu Kenan her zamanki gibi yine reddetmiş.

 Baba yüreği oğlundan vazgeçecekdeğildir. Son olarak tekrar yalvarır ve gemiye binmesini ister:

- Haydi yavrum, oğulcuğum, bizimle beraber gemiye bin ve kâfirlerdenolma!”

Ama oğlu, sulardan dağa çıkarak kurtulacağını zannederek reddeder.

Babasına asi olan, , dinlemeyen, aleyhinde olanlarla beraber olanoğluna, Hz.Nuh bir baba olarak hiçbir zaman nezaketini bozmuyor, yalvarır birüslupla selâmet gemisine davet ediyor. Ona karşı sert tavır ve tutumtakınmıyor, Kuran’ın ifadesiyle ‘Evladım, yavrucuğum’ anlamında ‘Yâ buneyyediyor.” Ona kızmıyor, bağırmıyor, dövmüyor..

Elbette hiç birimiz peygamber değiliz. Peygamber sabrımız yok ama bizerehberlik eden peygamberleri de örnek almakla sorumluyuz.

Kendi kişilik tercihlerimiz, anne ve babalarımızdan farklı olabilir. Budurumda da onları kırmadan kendi benlik sınırlarımızı korumak önemlidir.

Bunun dışında anne ve babalarımız biriciktir. Onların ilgiye ve sevgiyeihtiyaçları vardır.Onların fiziksel ve ruhsal ihtiyaçları önemsenmeli ve giderilmelidir.

Ey Rabbim!” “Ana babam beni küçükken sevgi ve şefkatle besleyipbüyüttükleri gibi, Sen de onlara merhamet eyle! (İsra S.24)” “Ey Rabbimiz!İnsanların hesaba çekileceği kıyamet gününde beni, annemi, babamı ve bütünmüminleri bağışla. (İbrahim S.41) “ duasıyla can ciğer ana babalarımızısaygıyla anıyoruz.

Selametle..

Yorum Ekle
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.