Din Kardeşliği


10.06.2020 / 15:11

Değerli Dostlarım ! Bu Hafta ki Sorularla İslamiyet Köşemizde Din Kardeşliğinin Önemi konusunu işleyeceğiz
SORU: Din kardeşliğinin önemi nedir ?Din Kardeşliği nasıl olmalıdır ?CEVAP: Allah (c.c) katından en kıymetli kardeşlik hiçbir menfaat gözetmeksizin birbirini yalnız Allah için sevenlerin kardeşliğidir. Hayatımıza örnek teşkil eden Ensar ve Muhacir kardeşliği bizler için örnektir. Her sistem gibi İslam da kendi cemiyetini belli esaslar üzerine kurmuştur. İnançta tevhidi; cemiyette de uhuvveti yani kardeşliği esas almıştır. Dolayısıyla İslam toplumu, sınırları İslam imanıyla çizilmiş kardeşler topluluğudur. Bu topluluk ve kardeşliğe imandan başka hiçbir şey, mesela ne ırk ne renk ne de coğrafya sınır çizebilir. İslam kardeşliğinin yegâne belirleyici ön şartı "La ilahe illallah Muhammedur'r-resulullah" demektir. Bu kelime-i tevhidi söyleyen herkes Müslümandır ve öteki Müslümanların din kardeşidir. Müslüman Türkiye üzerinde asırlardan beri bölme, parçalama, insanımızı İslam’dan ve İslam kardeşliğinden ayırma oyunları oynanmaktadır. Bazıları bu oyuna gelmiş gruplaşmış, cepheleşmiş, o da fitne oyununa içten katılmıştır. Asırlardan beri içten ve dıştan devam eden bu oyunlarla, aynı inanca, aynı kültür değerlerine sahip Müslümanlar mezhep, cemaat, tarikat, parti, takım farklılıklarından dolayı adeta birbirine düşman kesilmiştir. Tarihte milletimizin birlik ve beraberliğini bozan, milletimizi zaafa uğratıp, Osmanlıyı yıkan güçler, bu gün de aynı oyunun ve aynı fitnenin içindedirler. Her dönemde olduğu gibi, oynanan Alicengiz oyunlarına ve fitnelere karşı bizlerin daha çok hassas davranması ve daha çok uyanık olması gerekir. Şu da unutulmamalıdır ki, Müslüman Türk Toplumu İslam kardeşliğini muhafaza eder ve güçlendirirse hiçbir düşman oyunu ve ittifakı Müslüman-Türk Milletine zarar veremeyecektir. Bizler Müslümanız. ve birbirimizin manevi kardeşleriyiz. Birbirimize karşı sorumluluklarımız var. Yapmamız gereken sorumluluklar olduğu gibi yapmamamız gereken sorumluluklarda var. Peki nasıl bir kardeşlik;1-Kendimiz için istediğimizi Müslüman Kardeşimiz için istememiz gereken bir kardeşlik: Bizler Müslüman olarak bize ne yapılmasını arzu ediyorsak Müslüman kardeşimize de öyle davranmamız gerekir. Şahsımıza yapılmasını hoş karşılamadığımız bir şeyi başkasına yapmak hem insani değildir, hem de Efendimiz bundan bizleri nehyetmiştir. Bir hadislerinde Hz. Peygamber (s.a.s) şöyle buyurmaktadır. “Kim, cehennemden uzaklaştırılıp cennete konulmayı isterse, ölümünü, Allah'a ve ahirete inanmış olarak karşılasın. Bir de başkalarına karşı, kendisine nasıl davranılmasından hoşlanıyorsa öyle davransın."( Müslim, İmare 46)Yine başka bir H:şerifte şöyle buyrulmaktadır. “Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, haksızlık yapmaz, onu düşmana teslim etmez. Müslüman kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin Allah da ihtiyacını giderir. Kim bir Müslümandan bir sıkıntıyı giderirse, Allah Teâlâ o kimsenin kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim bir Müslümanın ayıp ve kusurunu örterse, Allah Teâlâ da o kimsenin ayıp ve kusurunu örter.”(Buhari Mezalim 3) 2-Müslüman'ın Müslüman’a yalan söylemediği, aleyhinde yalan yere şahitlik yapmadığı bir kardeşlik: Günümüzde en çok ihlal ettiğimiz yasakların başında yalan gelmektedir. Akla gelen ilk çare yalana başvurmak gibi çok hatalı bir davranışımız var. Bu hususu ise hepimiz bilmekte ancak hayata aktaramamaktayız. “Onlar yalan yere şahadet etmezler; faydasız bir şeye rastladıkları zaman yüz çevirip vakarla geçerler.”( Furkan, 25/72)Bazen konuştuklarımızın nereye gittiğini bilmeyiz. Bazen konuşmak için konuşuruz. Hiçbir hikmet aramayız. Oysaki bu davranış doğru bir davranış değildir. Müslüman yapmış olduğu her işi en güzel şekilde yapmalıdır. Yoksa önemsemediğimiz bir söz neticesinde başımıza birçok sıkıntı gelebilir 3-Müslüman'ın Müslüman’a kötü söz söylemediği, gıybetini yapmadığı bir kardeşlik: Toplumumuzda vazgeçilemeyen yanlışlıklar arasında gıybet etmek, kötü, küfürlü, gönül kıran söz söylemeyi üzülerek görmekteyiz Oysaki Müslüman’a, gıybet etmek, kardeşine kötü sözler söylemekte yasak kapsamına alınmıştır. Kur’an-ı Kerimde gıybet yasağı bizlere şöyle bildirilmektedir. “Ey inananlar! Zannın çoğundan sakının, zira zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin suçunu araştırmayın; kimse kimseyi çekiştirmesin; hangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır? Ondan tiksinirsiniz; Allah'tan sakının, şüphesiz Allah tövbeleri daima kabul edendir, acıyandır.”( Hucurat, 49/12)4- Müslüman'ın Müslüman’a koğuculuk yapmadığı, lafını taşımadığı bir kardeşlik: Yüce Rabbimiz koğuculuk yapanlara itibar etmememizi bizlere bildirmektedir. “Diliyle iğneleyen, koğuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.”( Kalem, 68/10-14) Ayrıca böyle davranışlar sergileyenlerin cennete giremeyeceği uyarısı vardır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) hadislerinde şöyle buyurmaktadır."Koğuculuk yapan cennete giremez."( Buhari, Edep 49) 5- Müslüman'ın Müslüman’ı hor görmediği, onu alaya almadığı ona lanet etmediği bir kardeşlik: Müslümanları hor görmek, alaya almak ve onlara lanet etmek Müslüman’a yakışmayacak davranışlardandır, Kur’an ve sünnette yasak kapsamına alınmıştır. Yüce Rabbimiz şöyle buyurmuştur. “Ey inananlar! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın, belki de onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da başka kadınları alaya almasınlar, belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın; birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın; inandıktan sonra yoldan çıkmış olmak ne kötü bir addır. Tövbe etmeyenler, işte onlar zalimlerdir.”( Hucurat, 49/11) 6-Müslüman'ın başına gelenlere sevinilmediği, üzüntüsünün paylaşıldığı bir kardeşlik: İnsanların başına gelen sıkıntılara sevinmek insani bir vasıf değildir. Hele hele bir Müslüman’ın kardeşinin başına gelen felaketi için sevinmesi ise asla düşünülebilecek bir şey değildir. Efendimiz (s.a.s.)’de bu durumun yanlışlığını ve bu tutumu benimseyenlerin neler ile karşılaşabileceğini bizlere şöyle bildirmektedir. “Kardeşinin uğradığı felâketi sevinçle karşılama! Allah onu rahmetiyle o felâketten kurtarır da seni derde uğratır." (Tirmizi, Kıyamet 54) Atasözü olarak kullandığımız bir veciz söz vardır. “Gülme komşuna gelir başına.” Bu söz tamda konumuzu özetlemektedir.7-Müslüman'ın Müslüman’ı aldatmadığı bir kardeşlik: Aldatmak aldanmanın en büyük işaretidir. Çünkü aldatanlar kazançlı çıktıklarını zannederek bunu yapmaktadırlar ki, buda kaybetmenin başladığı noktadır. Bu sebeple aldatma insanın kendisiyle çelişmesi, kendi eliyle kendini tehlikeye atması demektir. Üsve-i Haseneden rivayet edilmiştir. Efendimiz (s.a.s) bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır. “Bize silah çeken bizden değildir. Bize hile yapıp aldatan da bizden değildir."( Tirmizi, Büyu 72) SON SÖZ: İyi bir Müslüman olmak asıl hedefimiz olmalıdır. İyi bir Müslüman olmanın yolu ise sadece ibadetlerimizi yapmaktan geçmiyor. İmanımızı kemale erdirip, Salih bir amelle beraber güzel bir ahlakla donanmalı, kul hakkından gücümüzün yettiği kadar sakınmalıyız. Bir birimizi sevmeliyiz. Müslümanların kardeş olduğunu unutmamalıyız. Ne mutlu İslam kardeşliğini kendisine düstur edinenlere…….SELAM VE DUA İLE..
Yorum Ekle
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.