Çocukluk Çağı Taramaları

Çocukluk Çağı Taramaları
07.09.2020 / 15:45 1488

Aksaray İl SağlıkMüdürlüğü yaptığı açıklamada; “Çocuklar, bir ülkenin geleceği ve umuduolmalarının yanı sıra, toplumun en kırılgan grubunu da oluşturmaktadırlar. Bunedenle en iyi koşullarda dünyaya gelmelerinin sağlanması, büyümeleri vegelişmeleri için en uygun ortamın hazırlanması, geleceğe dönük fiziksel, ruhsalve zihinsel donanımlarının en üst düzeyde oluşturulması ülkenin geleceğiaçısından yaşamsal önem taşımaktadır. Bu görevler, ayrıca anayasa ve yasalarlada ilgili kişi ve kurumlara yüklenmiştir. Günümüzde çocuk sağlığına yönelikprogramların temel hedefi artık yalnızca çocuk yaşatma olmaktan çıkıp, sağlıksorunlarının yarattığı diğer olumsuzlukları önlemek ve gidermek olmaktadır. Buamaçla sağlık hizmet sunumuna eskiye oranla daha farklı bir bakışla ve kapsamlıolarak yaklaşmak gerekmektedir. Çocukların sağlık ve gelişimini izlemeyi,desteklemeyi ve sorunları sağaltmayı amaçlayan programlar iki nedenleönemlidir: Sağlık ve gelişimi izlemek, desteklemek çocukların yaşam kalitesiniiyileştirir ve bebek ve çocuk yaşatmaya yönelik programları önemli ölçüdegüçlendirir, bebek ve çocuk ölümlülüğünün oranını düşürmeye yardımcı olurlar.İnsana yapılan yatırımın geri dönüşü ile ilgili yaptığı hesaplamalarda, enyüksek getirili yatırımın, erken yıllardaki beyin gelişimine yapılan yatırımolduğu gösterilmiştir. Biyolojik, psikososyal ve gelişimsel problemlerin tanı,tedavi ve rehabilitasyonuna yönelik önemli hizmetler sunan tek sistem, sağlıksistemidir. Bu amaçla yürütülen çalışmalardan birisi de çocuk izlemleridir.Çocuk izlemlerinde temel öngörü, hastalık ortaya çıktıktan sonra iyileştirmekiçin uğraşmak yerine, hastalığa zemin hazırlayan koşulların önceden tespitedilerek önlenmesidir. Bu hem daha sağlıklı, hem de daha ekonomik biryaklaşımdır. Çocuk izlemi, birinci basamak çocuk sağlığı ve hastalıkları hizmetlerinintemelini oluşturmaktadır. Tüm çocukların büyüme ve gelişmelerinin izlendiği,sağlıklı olup olmadığının değerlendirildiği, aşı ve sağlık eğitimi gibikoruyucu hekimlik uygulamalarının sunulduğu bir sağlık hizmetidir. Hekimler,çocuk sağlığı hizmetlerinin köşe taşını oluşturan ön bilgilendirme ve koruyucuhekimlik uygulama olanağını en çok rutin sağlam çocuk kontrolleri sırasındabulurlar. Bu hizmetten yararlanmak her çocuğun en doğal hakkıdır. Sağlam çocukizleminde amaç; sağlıklılığı sürdürmek, bebek ve çocuk ölümlerini, hastalık,sakatlıkları azaltmak ve önlemektir. Daha geniş anlamda, sağlığıngeliştirilmesi ve desteklenmesini sağlamaktır. Ülkemizde doğan her çocuk;doğumdan sonra ilk yıl içinde 9, 6 yaşına dek 17 defa ve bundan sonrada okul çağıboyunca yılda bir kez izlenmektedir. Büyüme ve gelişmenin özellikle hızlıolduğu erken çocukluk (0-3 yaş) ve ergenlik (10-19 yaş) gibi dönemlerdeizlemlerin sıklığı ve içeriği farklılaşmaktadır.

Toplumun ve onuoluşturan bireylerin, sağlıklı ve güçlü olarak yaşamasında ekonomik ve sosyalyönden gelişmesinde, refah düzeyinin artmasında, mutlu, huzurlu ve güvencealtında varlığını sürdürebilmesinde taramalar çok önemli yer tutar. Taramalar,hastalıkların belirti ve bulgu vermeden belirlenmesini amaçlar. Çocukluk çağıtaramaları bu kapsamda sunulan en temel koruyucu sağlık hizmetleridir veyenidoğan döneminden başlayarak çocuk izlemleri içerisinde ücretsizsunulmaktadır.

Topuk KanıTaraması-Yenidoğan Metabolik ve Endokrin Hastalık Taraması: Doğan her bebeğinFenilketonüri, Konjenital Hipotiroidi, Kistik Fibrozis ve Biyotinidaz Eksikliğiyönünden taranması önemlidir. Çünkü bu taramalar sayesinde, bu hastalıklarnedeniyle oluşabilecek, geri dönüşümü olmayan hasarlar engellenebilmekte veyaetkileri azaltılabilmektedir. Bebeğinizde bu hastalıkların olup olmadığınınaraştırılması için topuk kanı örneğinin alınması gerekmektedir. Topuk kanıtaraması sayesinde her yıl 5000’in üzerinde bebeğimiz hastalık belirtileriortaya çıkmadan saptanmaktadır. Bu bebeklerin 3 binden fazlası hipotiroidi,yaklaşık 2000’i biyotinidaz eksikliği, 200 kadarı fenilketonüri ve 150 kadarıkistik fibrozis hastalığına sahiptir. Tarama sayesinde erken saptanıp tedaviedilerek yaşıtlarıyla aynı şansa sahip olmaları sağlanabilmektedir. Bakanlığımız,topuk kanı taramasına eklenebilecek ve çocuklarımızın hayatını olumlu yöndeetkileyecek başka hastalıkların tarama programına dahil edilmesi için bilimkurulları ile çalışmalar yürütmektedir. Sadece topuğundan alınacak birkaç damlakan ile çocuklarımızın hayata sağlıklı başlamasını sağlayabiliriz.

Yenidoğan İşitmeTaramaları: İşitme kayıpları, çocuğun o lisana özgü sesleri oluşturarakkonuşmasını geciktiren ve bozan en önemli faktördür. İşitme kaybı ile doğan yada doğumdan sonra (yenidoğan ya da süt çocukluğu çağında) işitme kaybına nedenolabilecek bir travma, hastalık veya ilaca maruz kalan çocukların, eğer işitmekaybı vaktinde teşhis edilmez ve rehabilitasyon programlarına alınmazlarsa,psikolojik ve sosyal gelişmeleri yetersiz olur ve ilerleyen yıllarda eğitim vesosyal uyum açısından, yaş ve zekaca eşitleri olan çocuklardan geri kalırlar.Yapılan araştırmalar işitme kaybının saptanması bakımından en kritik dönemin"yeni doğan dönemi" olduğunu ortaya koymaktadır. Yenidoğan her binbebekten 1-3’ü ileri derecede işitme kaybı ile doğmaktadır. Çocukluk dönemindegeçirilen hastalıklar, kulak enfeksiyonları, kazalar ve kullanılan bazı ilaçlarnedeniyle bu oran % 6’ya çıkmaktadır. Bebekler hayatının ilk iki yılında bedenve zihin yönünden hızlı bir gelişim dönemi yaşarlar. İnsanlarda kullanacaklarıdilin temeli; o dile özgü seslerin işitilmesi ve konuşmaların dinlenmesiyleoluşur. İşitme engeli ile doğan, bu engeli fark edilmeyen bebeğin dil gelişimidurur ve bununla birlikte zihinsel, sosyal ve ruhsal gelişimi yavaşlar. Erkenteşhis konup ve erken rehabilite edilen bebeklerin dil gelişimine paralelolarak; zihinsel sosyal ve ruhsal gelişimleri de olumlu yönde etkilenir.Doğduktan sonra en geç altı ay içinde işitme engeli teşhisi konan ve işitmecihazı uygulanıp özel eğitime alınan bebeklerin konuşma becerisi normalyaşıtlarına benzer seviyede gelişebilir.

Bebeklerin işitmekayıplarını teşhis etmek, gelişen teknolojiye paralel olarak kolaylaşmıştır. Budeğerlendirmeler için bebeklerin büyümelerini beklemek ve geriye dönüşü olmayanözürleri kabullenmek gerekmemektedir. Bebeğin doğduğu ilk günlerdeuygulanabilen; basit, ucuz ve uygulaması çok kolay testler ile yenidoğandöneminde işitme engeli teşhis edilebilmektedir.

İşitme engeli ile doğanbebeklerin erken dönemde tespit edilmesi amacı ile işitme taramasınınyapılması, kesin teşhis, işitme cihazı uygulaması ve gerekli rehabilitasyonçalışmasını yapmak üzere; Ülkemizde Yenidoğan İşitme Tarama Programıbaşlatılmış olup 2008 yılından itibaren de tüm illerimizde uygulanmayabaşlanmıştır. Bu program kapsamında, 81 ilimizin kamu, üniversite ve özelhastanelerinin yer aldığı tarama merkezlerimizde işitme taraması, referansmerkezlerimizde de ileri tanı tedavi uygulanmaktadır. Her yıl ortalama 2500yenidoğana işitme kaybı tanısı konulmaktadır

Çocukluk Çağı GörmeTaramaları: Ülkemizde çocukluk çağında sık görülen sağlık sorunlarının erkentanınması ve gerekli tedavilerinin sağlanabilmesi amacıyla çeşitli taramaprogramları yürütülmektedir. Okul öncesi ve okul çağı çocuklarda sık görülengörme kusurlarına yönelik tarama çalışmalarının da bu programlara eklenmesinekarar verilmiştir. Görmenin normal gelişimini engelleyecek risk etmenlerinisaptamak ve yetersiz görmesi olan bebek ve çocukları erken dönemde tanımak içintarama yapılıyor. Çocuklarda yapılacak görme taramaları ile tanınabilenhastalıkların başında; şaşılık, kırma kusurları, katarakt ya da göz tembelliğigelmektedir. Gözlerde veya görme yollarında bilinen bir sorun olmamasınarağmen, görme keskinliğindeki azalmadır. Göz tembelliği, her iki gözde degörülebilir ve görme azlığının önlenebilir bir nedenidir.  Görme gelişimi için önemli olan 0-7 yaştır,göz tembelliği bu dönemde gelişebilir. Göz tembelliği, tanı konduğunda tedavisimümkün bir görme problemidir. Bu nedenle okul öncesi yaşta görme taramaprogramları çok önemlidir. Görmenin normal gelişimini engelleyecek risketmenlerini saptamak ve yetersiz görmesi olan olguları erken dönemde tanımak,tedavi etmek için 36-48 aylık çocuklara ve okul çağı çocuklara (ilkokul 1.sınıflara) Görme Taraması Programı başlatılmıştır. Görme taraması için ailehekiminize başvurunuz. 0-3 ay bebekler, 36-48 aylık çocuklarda ve ilkokul 1.sınıflarda görme taraması yapılması gereklidir. 0-3 aylık bebeklere gözmuayenesi ve Kırmızı Refle Testi, 36-48 aylık bebeklere ise göz muayenesi,Kırmızı Refle Testi ve Lea Sembol Testi ile tarama yapılmaktadır. Bebek ya daçocuklara zarar ya da acı veren uygulamalar değildir. Bu çocuklar, mutlaka gözhastalıkları uzmanının olduğu bir üst merkeze sevk edilip ileri testleruygulanmaktadır. Eğer görme ile ilgili bir hastalık tanısı alırlarsa, o zamanhastalığın türüne ve nedenine göre tedavi seçenekleri mümkündür.

Gelişimsel KalçaDisplazisi Taraması: Halk arasında doğumsal kalça çıkığı olarak ta bilinenGelişimsel kalça displazisi (GKD), kalçayı oluşturan yapıların anne karnındaoluşumları sırasında normal olmalarına karşın, çeşitli nedenlerle sonradanyapısal bozulma gösterdiği dinamik bir hastalıktır. Bu hastalığın erken dönemdeteşhis ve tedavisinin başlatılmasına yönelik olarak bir tarama programıyürütülmektedir. Bebek 1 aylık olunca fizik muayenesinin yapılması için aile hekimine götürülmesi,  riskfaktörü taşıyan veya muayenede GKD açısından şüpheli görülen bebeğin ortopediuzmanına yönlendirilerek  gerektiğinderadyolog tarafından  da 4-6 haftada  kalça ultrasonu ile değerlendirilmesi erkentanı ve tedavi için önemlidir. Yaşamın ilk 6 ayında çeşitli ortezler kullanılırve kısa sürede kolaylıkla tedavi edilebilirken, yaş büyüdükçe düzeltme ve alçı,daha ileriki dönemlerde cerrahi tedaviler kullanılmaktadır. Tedavi geciktikçekullanılacak yöntemler daha zor ve kalıcı sakatlık riski daha yüksekolmaktadır. GKD önlenebilir bir sakatlık nedenidir. Toplumun GKD konusundabilinçlendirilmesi, yenidoğanlarla karşılaşan sağlık profesyonellerinin GKDkonusunda eğitimi ve özellikle yenidoğan döneminde erken tanı ve doğrutedavinin sağlanması önem arz etmektedir. Doğum sonrası bebeklerin ayaklarındantutularak baş aşağı sallanması, kundaklanması veya beşiğe bağlanması, sıkısıkıya ayakları düz bir biçimde bağlanması da kalçanın çıkmasına nedenolabilir. Ülkemizde sıkça yapılan kundak uygulaması GKD için önemli bir riskfaktörüdür. Kültürel olarak önemli bir sorun olan kundak uygulaması yönündenaileler eğitilmeli, bu uygulamanın zararları konusunda bilinçlendirilmelidir.Ayrıca bebeğin doğru taşınması, uygun kıyafet seçimi, bol ara bezi uygulanmasıkorunmada önemli noktalardır. Bebek, kalça ve dizlerinin serbest hareketineizin verecek şekilde bezlenmelidir. Bezin bağlanma yeri kalça hareketiniengellememeli, göbek hizasından bağlanmalı, kasıklar açıkta kalmalı ve kalçanınbükülmesine izin vermelidir.

Yukarıda anılan tüm buhizmetler, çocuğunuzun sağlıklı bir geleceğe sahip olabilmesi yönünden sonderece önemli olup içinde bulunduğumuz COVİD-19 pandemisi sürecinde dehassasiyetle üstünde durulmalıdır” dedi. 


Yorum Ekle
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.